MURAT BOZKURT - BURSA EUROSPORTCENTER KICK BOKS MUAY THAI BOXING

  • 12/1/2008 - BEDEN EĞİTİMİ VE SPOR ÖĞRETMENLERİNE DUYURULUR-ANTRENÖRLÜK YETİ
  • SAYIN 

    BEDEN EĞİTİMİ ÖĞRETMENLERİ

     

     

    33 YILLIK  LİSANSLI SPORCULUK  HAYATIMDA
    VE  SPOR  BÖLÜMÜ MEZUNU OLARAK ,ANTRENÖRLÜK
    KURSLARINDA VE ANTR. YAPTIĞİM  DÖNEMLERDE
    ÇEKTİĞİM  SIKINTILARI   YAŞADIKLARIMI ANLATMAM 
    COK ZOR VE HAKSIZLIKLARLA DOLUDUR.
     
            EĞER COK DEĞERLİ BU ZAMANIMI ÜNIVERSITEYE
    VERSEYDIM  ŞU AN ALANIMDA PROFESÖR OLURDUM,
    İŞ ADAMI OLSAYDIM COK ZENGIN BIRI OLURDUM,
    BAŞKA BIR ALANDA ÜNIVERSITEYI BITIRSE IDIM
    MÜHENDİS OLURDUM BU AZİMLİ CALISMALARIMLA.
     
            AMA  NE YAZIK KI 33 YIL SPORCULUK VE 4 YILLIK
    BEYSO BL. MEZUNU VE KOORDİNATÖR  BEDEN EĞİTİMI
    ÖĞRETMENI OLARAK  GÖREV YAPTIGIM BU  ZAMANA KADAR
    HALEN  2. KADEME  ANTRENORLUKDEN  USTUNE CIKAMADIM
    11 GUNDE,  15 GUNDE, 20 GUNDE 4.  5. KADEME ANTRENOR
    OLANLARA KARSI 1000 GUNDEN FAZLA  TEORIK VE  UYGULAMA
    DERSLER  SONUCU  STAJ  YAPTIKTAN SONRA  4  VEYA BAZEN 5-6
    YILDA MEZUN  OLABILIYORUZ.
     
    ARTIK GSGM' YE BU KANUNU CIKARAN VE ÖNERIDE BULUNAN
    ÜNIVERSITELERIN BEYSO BÖLUMLERI,SPOR EĞİ.DA.BAŞK.NA
    BEDEN EGITIMI ÖGRETMENLERI OLARAK SESLENMEMIZIN ZAMANININ
    VE BIRLIK OLMAMIZIN ZAMANININ COKTAN GELIP GEÇTIGINE
    İNANIYORUM  VE BU KONUDA KENDI KANUNUMUZU KENDIMIZIN KANUN TASARISI OLARAK HAZIRLAMAYA YARDIMCI OLUP ILGILI MILLETVEKILLERI ILE
    HAREKET EDEREK ONLARA DURUMUMUZU, MAGDUR OLDUGUMUZU BILMELERINI ANLATMAMIZ LAZIM.
     
    MECLIS DE (BEDEN EGITIMI S.B.) BEYSO BL. MEZUNU MILLETVEKILLERIMIZINDE
    SPORU SEVEN VE DESTEKLEYENDEN
    BIZLERE DESTEK VERECEGINE INANMAKTAYIM.
    BU KONU ILE ILGILI SAHSI DUSUNCELERIM ASAGIDADIR BANA KATILMAYABILIRSINIZ AMA BIZ COK CEKTIK BIZDEN SONRAKI NESIL BARI RAHAT ETSIN  DUSUNCESINDEYIM SAYGI VE SEVGILERIMLE.
     
    ÖNERILERIM
    1-TUM ANTRENORLUK KURSLARININ MILLI EGITIM BAKANLIGI TARAFINDAN
     DUZENLEMESINI BELGELERININDE BU KURUMUN VERMESINI,
     
    2-BU KURSLARDA BEDEN EGITIMI ÖGRETMENLERININ GOREV ALMASINI,
     
    3-TUM BEDEN EGITIMI ÖĞRETMENLERINE ANA BRANSLARINA 5. KADEME,
     
    4-YARDIMCI  BRANSLARINADA 4. KADEME ANTRENORLUK DIPLOMASI  VERMESINI,BAŞKA BİR SPOR DALINDA KURSA GIRECEK  ISE 3. KADEME
    OLARAK VERILMESI ,
     
    5-LISE MEZUNLARININ 2. KADEMEDEN USTUNUN  VERILMESININ ÖNUNE GECILMESINI,
     
    6-TUM FEDERSYONLARIN TEKNIK KURULLARININ ,EGITIM KURULLARININ
    BASKANLARININ VE TEKNIK DIREKTORLERININ BEDEN EGITIMI OGRETMENLERINDEN OLUSMASININ SAGLANMASININ,BU KURULLARIN YARISININ YINE  BEDEN EGITIMI ÖGRETMENLERINDEN OLUSMASININ,
    7-FEDERASYONLARIN DANISMAN ADI ALTINDA BEDEN EGITIMI ÖGRETMENLERININ CALISMASININ SAGLANMASINI,
     
    8-MILLI SPORCULARA , MILLI TAKIM ANTRENORLUGU YAPMIS
    BEDEN EGITIMI ÖGRETMENLERINE VE ULUSLARARASI HAKEMLERE
    BUNLARI BELGELEMELERI KOSULU ILE DEVLET MEMURU ISELER BIR KADEME VERILMESINI,
     
    9-HER KADEME ANTRENÖRLUK KURSLARININ O SPOR DALINA UYGUN ÖZEL ANT. BILGISI ,TEKNIK TAKTIK DERSLERININ
    DISINDAKI TUM BEYSO'DA GORDUGUMUZ DERSLERDEN MUAF TUTULMAMIZI,
     
    10-BESYO BL. MEZUNLARI DISINDAKILER ANTRENOR YETKISI  VERILMESIN ,ANTRENOR OLMALARININ ÖNUNUN KAPATILMASINI,
     
    (AVUKATLAR NASIL HUKUK FAKULTESINI 4 YILDA BITIRIP AVUKAT  OLUYORSALAR
     AVUKATLIK MESLEK ILKELERINDE 11 GUN ,15 GUN  V.S.GIBI KURSLARLA HIC BIR ULKEDE AVUKAT OLUNAMAZSA,
    ANTRENÖRLÜK BL. MEZUN OLAN BIZLERDE NEDEN  MESLEGIMIZI
    İLKOGRETIM  VE LISE MEZUNU OLAN, 10 GUN KURSA KATILIP YUZEYSEL
    BILGILERLE DIPLOMA SAHIBI OLANLARA  KAPTIRIYORUZ,NEDEN MESLEGIMIZE SAYGI GOSTERMIYORUZ VE BIRLIK OLMUYORUZ. BIZDE 4 YIL OKUYUP NIYE ANTRENOR  OLUYORUZKI 10 GUN DE OLMAK VARKEN)
     
    11- GEÇMISE DÖNÜK  NE KADAR MAGDUR  BEDEN EGITIMI OGRETMENI VARSA BUNLARIN BU KONUDAKI
    ANTRENORLUKLE ILGILI   MAGDURIYETLERININ MILLI EGITIM BAKANLIGI TARAFINDAN OBESID (Okul içi Beden Eğitim Spor ve İzcilik Dai. Bşk.) TARAFINDAN BIR KOMISYON KURULUP YURUTULMESINI, 
    MAGDURUYETLERININ TELAFI EDILMESINI VE  TUM BU FAALIYETLERIN ANTRENORLUK KURSLARI ILE ILGILI OBESID'IN YURUTMESININ DOGRU OLACAGININ KANAATINDEYIM BU BENIM DENEYIMLERIM SONUCU KISISEL GORUSUMDUR .SIZLERE HAYIRLI CALISMALAR,TUM MESLEKDAŞLARIMA  SAYGI VE SEVGILER SUNARIM.
    **********************************
    MEHMET BOZKURT
    KOORDİNATOR FR. BEDEN  EGITIMI
    ÖGRETMENI-BURSA
    TEL:0505 400 2 004
    Yorum ( 1 ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

  • 13/12/2007 - SPOR KLUBUMUZ VE CALISMALARI VE HOCALARIMA TESEKKURLERIMIZ
  •  

     

    **********************************

    **********************************

    **********************************

    (UZAKLARDAN GELİP BENİ

    AYDINLATAN VE YAŞAMIMA

    OLUMLU KATKILAR SUNAN

    SAYIN HOCALARIMA

    TÜKENMEYEN SABIRLARI 

    EMEKLERİ VE ÇALIŞMALARI İÇİN  TESEKKÜR EDER

    SAYGI VE SEVGİLERİMİ SUNARIM ÇÜNKÜ YANLIZCA SİZLERE GÜVENMİŞTİM)

    YOLUNUZ AÇIK OLSUN

    HAYIRLI BAYRAMLAR

    *************************

    *************************

    *************************


     K-1
    K-1 TÜRKİYE
    K-1 KİCK BOKS
    K-1 THAI KICKBOXING
    K-1 SAVUNMA SPORLARI
    K-1 MÜCADELE SPORLARI


    PRİDE K/1-UFC-MMF-FIGHT-KENDİNİ SAVUNMA
    TURKİYE KİCK BOKS-THAİ BOXİNG-BURSA EUROSPORTCENTER
    MURAT BOZKURT-FULL CONTACT SERBEST DÖVÜŞ


    Açıklama:
    Kick Boks Muay Thai ve
    Ashihara full Contact Karate`nın
    Türkiye`deki ilk öncülerinden ve binlerce sporcu yetiştiren, 33. yıllık başarılı geçmisi olan 
    Mehmet Bozkurt,Murat Bozkurt
    kardeşlerdir.MURAT BOZKURT Bursa`da Euro Sport
    Center Spor merkezinde
    Kick Boks-Kick Boxing-Thai
    Boks-Thai Boxing-Muay Thai-
    Ashihara Full Contact-Karate-
    K1-Pride-Vale tudo-Yoga-
    Meditasyon branşlarında
    faaliyet göstermektedir.
    Tel.0224 224 65 85 

     


    EUROSPORTCENTER
    İNTİZAM MAH. YATIK SK. NO:2/C
    ALTIPARMAK - OSMANGAZİ- BURSA
    (TEKNOSA MAĞAZASI 2. ARALIK)
    TEL : 0224 224 65 85
    GSM : 0537 453 73 19  
    GSM : 0506 533 0 532


    ANTRENÖRLER
    1-
    MURAT BOZKURT-KİCK BOXİNG
    2-GÜRSEL ÖZGEL -YARDIMCI ASISTAN

    3-İSMAİL BERİŞ-TAKIM KAPTANI ASISTAN  YARD. ANTRENÖR

    **************************************

    **************************************

    DANIŞMANIMIZ:MEHMET BOZKURT BEDEN EĞİTIMI VE SPOR ÖĞRETMENI MILLI TAKIMLAR ANTRENORU-KICKBOXİNG-MUAY THAİ-FULL CONTACT KARATE(SPOR KLUBÜMÜZDE KENDI BILGI SAHIBI OLDUĞU DALLARDA ÜCRETSIZ DANIŞMANLIK VERMEKTEDIR)

     

     

    Yorum ( yok ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

  • 12/12/2007 - ATATÜRK VE SPOR
  • ATATÜRK'ÜN SPOR HAKKINDA SÖYLEDİĞİ SÖZLER

  • Dünya spor hayatı ve spor dünyası çok mühimdir. Bu kadar mühim olan spor hayatı, bizim için daha mühimdir. Çünkü ırk meselesidir, ırkın ıslahı ve kişayişi meselesidir ve hatta biraz da medeniyet meselesidir.
  • Cumhuriyet, fikren, ilmen ve bedenen kuvvetli ve yüksek seviyeli muhafızlar ister.
  • Yurt savunması bakımından bu derece ehemmiyetli olan izcilik, ferdi ve milli eğitim bakımından da o nisbette önemlidir.
  • Müsbet ilimlerin temeline dayanan, güzel sanatları seven, fikir terbiyesinde olduğu kadar beden terbiyesinde de kabiliyeti artmış ve yükselmiş olan bahtiyar, kuvvetli bir nesil yetiştirmek siyasetimizin açık gayesidir.
  • Her ulus çocuklarının sıhhatli ve gürbüz olmaları için yaşadıkları bölgenin sıhhi şartlarını temin etmek, devlet halinde bulunan siyasi teşekküllerin en birinci ödevidir...
  • Türk çocuklarına sporun bugünkü tekniğini öğretmek ve bunlardan bir kısmını bazı törenlerde ve bayramlarda dekor olarak koymak gerekir.
  • Bütün millet ve memleket evlatlarını sportmen yapabilmek için sarfedilen çalışmanın ehemmiyet ve kudsiyeti aynı derecede kıymetli ve mühimdir.
  • Zafer, zafer benimdir diyebilenin; başarı, başaracağım diye başlayanın ve başardım diyebilenindir.
  • Spor, yalnız beden kabiliyetinin bir üstünlüğü sayılmaz. İdrak ve ahlak da bu işe yardım eder. Zeka ve kavrayışı kısa olan kuvvetliler, zeka kavrayışı yerinde olan daha az kuvvetlilerle başa çıkamazlar. Ben sporcunun zeki, çevik ve aynı zamanda ahlaklısını severim.
  • Açık ve kat'i olarak söyleyeyim ki, sporda muvaffak olabilmek için her türlü yardımdan ziyade, bütün milletce sporun mahiyetinin ve değerinin anlaşılmış olması gerekmekte, onu kalpte muhabbet ve vatani bir vazife olarak telakki eylemek lazımdır.
  • Sizler, yani yeni Türkiye'nin genç evlatları, yorulsanız dahi beni takip edeceksiniz. Dinlenmemek üzere yürümeye karar verenler asla ve asla yorulmazlar; Türk gençliği, gayeye, bizim yüksek idealimize durmadan, yorulmadan yürüyecektir.
  • Yorgunluk her insan, her mahluk için tabii bir haldir. Fakat insanda yorgunluğu yenebilecek manevi bir kuvvet vardır ki, işte bu kuvvet yorulanları dinlendirmeden yürütür.
  • En güzel coğrafi vaziyette ve üç tarafı denizlerle çevrili olan Türkiye endüstrisi, ticareti ve sporu ile en ileri denizci millet yetiştirme kabiliyetindedir. Bu kabiliyetten istifade etmeyi bilmeliyiz.
  • Dünyada yenilmez kimse, yenilmeyen takım, yenilmeyen ordu, yenilmeyen kumandan yoktur. Yenilgilerden sonra üzülmek de tabiidir. Ancak bu üzüntü insanın maneviyatını yok edecek, onu çökertecek seviyeye varmamalıdır. Yenilen, toparlanarak kendini yeneni yenmek için olanca gücü ile, azimle daha çok çalışmalıdır.
  • Muhterem Gençler, Hayat mücadeleden ibarettir. Bundan dolayı hayatta yalnız iki şey vardır: Galip gelmek ve mağlup olmak. Size Türk gençliğine tevdi ettiğimiz vicdan emaneti, yalnız ve daima galip olmaktır ve eminim daima galip olacaksınız.
  • Spordan yoksun olan bir gençlik nasıl ki vatan müdafaası sırasında etkili olamıyorsa, insan denen varlığın kafa yapısı da ne derece tekamül ederse etsin, bedeni inkişafı noksan ve yetersiz olursa, o kafayı ileriye götüremez, taşıyamaz.
  • Türk Çocuğu! Her işte olduğu gibi, havacılıkta da, en yüksek düzeyde, gökte, seni bekleyen yerini, az zamanda dolduracaksın. Bundan, gerçek dostlarımız sevinecek, Türk Ulusu mutlu olacaktır.
  • Bir insan hayatında büyük bir muvaffakiyet kazanabilir. Fakat, yalnız onunla övünerek kalmak isterse, o muvaffakiyet de unutulmaya mahkumdur. Onun için çalışmak ve daima muvaffakiyet aramak, herkes için esas olmalıdır.
  • Denizciliği Türk'ün büyük milli ülküsü olarak düşünmeli ve onu en kısa zamanda başarmalıyız.

  • Yorum ( yok ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

  • 12/12/2007 - Atatürk ün Spora Verdiği Önem

  • Atatürk ün Spora Verdigi Önem

    Atatürk'ün Spor Politikası
    Büyük Atatürk'ün ölümünü takip eden günlerde o zamanlar yalnız Avrupa'nın değil dünyanın en güçlü günlük spor gazetesi olan ve Fransa'da yayınlanan "L'Auto" yayınladığı geniş bir makalede Atatürk'ün spora verdiği büyük önemi uzun uzun överken şu satırlara da yer verdi:

    Dünyada ilk defa beden eğitimini mecburi kılan devlet adamı o oldu. Yalnız
    kağıt üzerinde ve nutuklarda değil bunu bilfiil yerine getirdi. Stadyumlar ve çeşitli spor merkezleri tesis ettirdi. Halkevlerinin spor kollarını bizzat mürakabe etti ve milletin mukadderatına hakim olduğu günden itibaren Türkiye'de spor gittikçe artan bir önem ve değer kazandı..."

    Atatürk gerçekten dünyada beden eğitimini ülkesinde mecburi kılan ilk devlet adamıydı. Hiç kuşkusuz onun "Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur" sözü de oluşturduğu genç Türkiye devletinin geleceği için düşündüğü ana esaslardan biriydi. Nitekim daha
    in ilanından önceki günlerde hazırlanan hükümet programlarında da bunu bulmak ve görmek mümkündür.

    18 Ağustos 1923 Tarihli Hükümet Programında Bu Konuda Şu Satırların Yeraldığı Dikkati Çeker
    Maarifin terbiyevi vazifelerinden birincisi çocukların terbiye ve talimi ikincisi terbiye ve talibi üçüncüsü milli güzidelerin yetiştirilmesi için lazım gelen vasıtaların izhar ve teminidir. çocukların terbiye ve talimi bittabil mektepler vasıtasıyla temin edilecek ve mekteplerin asri tekemmulata mazhar olabilmeleri için muallimlerin daha iyi yetiştirilmesine ve tatil zamanında açılacak derslerle tevsi-i malımat etmelerine binaların islahına alat-ı dersiyenin ikmaline çalışılacaktır.

    Halkın talim ve terbiyesi için gece dersleri ve çırak mektepleri tahsis olunacak halk lisanı ile halkın ihtiyacına muvafık milli güzidelerin yetiştirilmesi için istidat ve kabiliyeti tebarüz eden ve ailesinin kudret-i maliyesi müsaid olmayan gençler orta ve yüksek mekteplerde suret-i mahsusada himaye ve muavenete mazhar olacakları gibi ihtisas peyda etmeleri için Avrupa'daki irfan mekteplerine gönderileceklerdir. Muhtelif şuabat-ı ilmiye ferdin bedeni ve fikri kabiliyetleri gibi
    i ve içtimati kabiliyetleri de inkişaf ettirilecektir. Bu maksada vusul için bir Terbiye-i Bedeniyye Darülmualilmini açılacak izcilik teşkilatına ehemmiyet-i mahsusa verilecek programlar ile mektepler teşkilatı tedricen içtimai esasata tevcih olunacaktır..."

    Nitekim hükümet programında bahsi geçen "Terbiye-i Bedeniyye Darülmualilmini" çok geçmeden kurulup "Gazi Terbiye Enstitüsü" adı altında Ankara'da hizmete girmişti.

    Atatürk Türk sporunun ilk öğreticilerinin yetiştirilmesi konusunda da acele göstermişti. Beden Eğitimi öğretmeni yetiştirecek okul tesis edilmeden önde Çapa Muallim Mektebi'nde bir kurs açılmış ve bunun başına da Avrupa'da beden eğitimi öğrenimi yapmış bulunan Selim Sırrı Bey (Tarcan) getirilmişti. Bu arada bayan beden eğitimi öğretmeni yetiştirmek üzere de İsveç'ten iki bayan öğretim üyesi getirtilmiş bunlar da Çapa Muallim Mektebi'ndeki özel kurslarda görev alarak kız öğrencileri yetiştirmişlerdi.

    Atatürk bu konunun üzerinde büyük bir titizlikle durduğundan bunu da yeterli görmedi. Öğretmen adayları arasında dokuz aylık kursta başarı gösterenler ihtisasta bulunmak üzere Avrupa'ya gönderildiler. Atatürk bu kurslara subayların da katılmalarını özellikle arzulamıştı. Bu nedenle kursa katılıp başarı sağlayan subaylar da askeri okullarda modern beden eğitiminin ilk tatbikatçıları olabilmeleri için Avrupa'ya ihtisas eğitimine yollanmışlardı.

    8 Ocak 1925 tarihli "Vatan" gazetesinin birinci sayfasında yayınlanan bir haber fotoğraf bu konuda değerli bir kanıttır. "Avrupa'ya Tahsile Gidecek Gençlerimiz" başlığı altında yayınlanan bu haberin sadeleştirilmiş hali şöyledir:

    "Maarif Vekaleti tarafından muallimlik tahsil edilmek üzere birkaç gencin Avrupa'ya gönderilmesinin kararlaştırıldığını yazmıştık. Yapılan müsabaka imtihanında muvaffak olan gençlere dün yollukları verilmiştir. Bunlar üç güne kadar Avrupa'nın muhtelif şehirlerine gideceklerdir. Bu gençlerden Vildan Aşir ve Suad Hayri Beyler BedenEğitimi tahsili için Belçika'nın Gand şehrine; Ulvi Cemal ve Cezmi Rıfkı Beyler Musiki tahsili için Paris'e Sadi Bey Ulum-u Tabiiye Tabii Bilimler tahsili için Berlin'e Muhiddin Sebati ve Refik Bey'ler de Resim tahsili için Paris'e gideceklerdir."

    Bu gençlerden Sadi Irmak ve Suad Hayri Ürgüplü daha sonra tarafsız Başbakan olarak devlet hizmetinde bulunan kişiler olacaklardı; Vildan Aşir Savaşır da uzun yıllar Beden Terbiyesi Genel Müdürlüğü yapacaktı... Ankara'da kurulan "Gazi Terbiye Enstitüsü"nün beden eğitimi bölümü için Almanya'dan Kurt Dainas adına bir uzman öğretmen getirilmişti. Kurt enstitünün Beden Eğitimi bölümünü faaliyete geçirdi. Bu sırada ihtisas için Avrupa'ya gönderilmiş bulunan asker ve sivil beden eğitimi öğretmenleri de yurda döndüklerinden genç Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk Beden Eğitimi öğretim kadrosu oluşmuş oldu.

    Türk sporunun temelini oluşturacak bu beden eğitimi ve spor uzmanları konusunun bu yolla halline çalışırken Türk sporu da ciddi olarak ele alınmıştı. "Türkiye İdman Cemiyetleri İttifakı" Türk sporunun ilk resmi örgütü olarak faaliyete geçmiş durumdaydı. Bu örgütün durumu Bakanlar Kurulu'nun 16 Ocak 1924 tarihli toplantısında ele alındı. Ali Sami Bey (Yen) tarafından örgüt adına verilen dilekçe üzerinde görüşmelerde bulunan Atatürk başkanlığındaki Bakanlar Kurulu 170 sayılı kararıyla Türkiye İdman Cemiyetleri İttifakı'nı "Türk gençliğinin terakki ve tealisine hadim ve kayd-ı menfaatten tamamen azade olduğu ve her memlekette İdman Cemiyetleri'nin bu surette telakki edilerek her türlü himayeye mazhar bulundukları cihetle" kaydı ile "menafii umumiyeye hadim cemiyet (kamu yararı dernek)" kabul edilmişti. Bu kararla Türkiye'de devlet ilk kez spora ve sporcuya yardım eli uzatmış oluyordu.

    Böylece Başvekil İsmet Paşa'nın kısa bir süre önce Türkiye İdman Cemiyetleri İttifakı Reisi Ali Sami Bey'e: "Hükümete güvenin bütçeye spor için tahsisat konulacaktır" şeklinde verdiği sözün ilk bölümü de yerine getirilmiş oluyordu.

    Türk sporunun iki büyük örgütünün "Türkiye İdman Cemiyetleri İttifakı" ile "Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi"nin başında bulunan iki değerli spor adamı İttifak Başkanı Ali Sami (Yen) ile Komite Genel Sekreteri ve Uluslararası Olimpiyat Komitesi'nin Türkiye Temsilcisi Selim Sırrı (Tarcan) biraraya gelip Türkiye'nin 1924 Paris Olimpiyat Oyunları'na katılmasının gerektiğine karar verdikleri zaman Türkiye Cumhuriyeti henüz ilk aylarını yaşıyordu. Avrupa'nın en güçlü devletlerine karşı yaptığı savaştan yeni çıkmış muzaffer Türkiye'nin spor dünyasının bu en büyük gösterisine katılmasında yalnız sportif açıdan değil politik bakımından da büyük yarar olacağı muhakkaktı.

    Ancak ne İttifak ne de Komite böylesine bir masrafı karşılayabilecek parasal güce asla ve asla sahip değillerdi. İkisi biraraya gelseler bile bu masrafın altından kalkabilmelerine imkan yoktu. Bu konuda hükümetten yardım istenmesini uygun gördüler. Genç Türkiye Cumhuriyeti de parasal yönden ciddi bir sıkıntı içindeydi. Böyle olmasına rağmen Atatürk'ün emir ve direktifleriyle Türk sporu için bu yardım yapıldı. Yine aynı tarihi (16 Ocak 1924) taşıyan Bakanlar Kurulu Kararnamesi ile 1924 Olimpiyat Oyunları hazırlıkları için ve "şimdilik" kaydıyla 17 bin lira Türkiye İdman Cemiyetleri İttifakı Merkez-i Umumisi emrine verildi. Bu kararnamenin altında Bakanlar Kurulu üyeleriyle birlikte Cumhurbaşkanı olarak da Gazi Mustafa Kemal'in imzası bulunuyordu.

    Böylece genç Türkiye Cumhuriyeti 1924 Paris Olimpiyat Oyunları ile en büyük spor organizasyonunda ilk kez temsil edilmiş oldu. Türk sporcuları atletizm bisiklet eskrim futbol güreş ve halter dallarında dünyanın en seçkin sporcularıyla yarışmak ve dünya sporunu yakından görüp tanımak imkan ve fırsatını buldular.

    Atatürk Ve Yarışları
    Türk sporunda Atatürk'ün adına düzenlenen yarışmalar ve futbol maçları ayrı bir anlam önem ve değer taşır. Bunların arasında en eskisi 1927 yılından beri yapıla gelmekte olan "Gazi Koşusu" at yarışıdır: Ve "Gazi Koşusu" bugün de Türk at yarışı dünyasının en büyük ve en önemli yarışı niteliğini korumaktadır.

    Büyük Atatürk'ün Ankara'ya ilk gelişinin yıldönümüne rastlayan 27 Aralık günleri Ankara'da yapılmakta olan "Atatürk Koşusu" yarışması da en eski organizasyonlardan biridir.

    Her iki yarışmanın Atatürk zamanından beri yapılmakta olması da bunlara ayrı bir önem ve tarihi bir değer katar. Yarışçılık dünyamızdaki "Gazi Koşusu" ile Türk atletizmindeki "Atatürk Koşusu" Büyük Atatürk'ün izniyle yapılmaya başlandı ve onun ölümünden sonra da hiç aksamadan sürdürüldü. Bunların dışında uzun bir aradan sonra futbolda son iki yıldır "Atatürk Kupası" düzenlenmeye başlandı. Atatürk'ün ölüm yıldönümü olan 10 Kasım'larda oynanan ilk turnuvada Fenerbahahçe Beşiktaş'ı 2-0 mağlup ederek kupanın sahibi olurken son turnuvada Beşiktaş Galatasaray'ı 2-1 yenerek kupayı müzesine götürdü.

    Atatürk Koşusu
    Mustafa Kemal 19 Mayıs 1919 günü Samsun'a çıktıktan sonra Anadolu içlerine doğru yolunadevam ederek "Milli Mücadele" için çalışmaya başladı. Atatürk Sivas üzerinden Ankara'ya geldiği zaman takvimler 27 Aralık 1919'u gösteriyordu . Mustafa Kemal o gün saat tam 15.05'de Dikmen sırtlarındaki Kekliktepe mevkiinden aşağıda uzanıp giden tipik bir bozkır kasabası olan Ankara'yı ilk kez görmüştü. Mustafa Kemal bu bozkır kasabasını başlattığı "Milli Mücadele" nin merkezi olarak seçmişti . Vatanın kurtuluşuna gidecek yol buradan çıkacaktı...

    İstanbul'dan ve yurdun dört bir yanından gelen millet temsilcileri burada Mustafa Kemal'in etrafında toplandılar. Mustafa Kemal burada Büyük Millet Meclisi'ni kurdu. Milli Mücadele bu fakir bozkır kasabasından yönetildi. Sakarya'larda İnönü'lerde ve düşmana son darbeyi indiren Büyük Taarruz'da Ankara hep çarpan kalp ve düşünen beyin oldu....

    Büyük kurtarıcının Ankara'ya ilk gelişi de anılarda ve gönüllerde apayrı bir anlam ve değer taşır. Bu yüzden Türk Spor Kurumu Atatürk'ün Ankara'ya ilk gelişinin 17. yıldönümüne rastlayan 27 Aralık 1936 günü bu tarihi olayı canlandıracak bir "Atatürk Koşusu" düzenlemişti. Bu koşu içinde Atatürk'ten özel olarak izin alınmıştı. Yarışma O'nun Ankara'yı ilk gördüğü yer olan Dikmen sırtlarındaki Keklikpınarı mevkii ile Ulus Meydanı'ndaki Vilayet Konağı arasında olacaktı. Bu mesafe 10.800 metreydi.

    27 Aralık 1936 günü yapılan ilk "Atatürk Koşusu" nu Ankara Demirspor kulübü atletlerinden Galip Darılmaz 41 dk. 08 sn'lik derecesiyle kazandı. Bu ilk koşu o gün başlayan bir geleneğin başlangıcı oldu . O günden sonra 27 Aralık günleri Ankara'da yapılan "Atatürk Koşusu" Türk atletizminde ve Türk sporunda güzel bir gelenek halini aldı. O tarihten beri Atatürk'ün ankara'ya gelişinin her yıldönümünde törenlerin yanısıra Atatürk Koşusu da yapılmaktadır.

    1936-1938 Yılları Arasında Bu Kupayı Kazananların Listesi ise Şöyle
    1936 : Galip Darılmaz (Demirspor) 41.08
    1937 : Şevki Koru (Ankaragücü) 38.12
    1938 : Mustafa Kaplan (Demirspor) 36.49

    Gazi Koşusu
    Atatürk adına bir de Gazi Koşusu düzenlenmektedir. Atatürk'ün Hipodruma gelerek at yarışlarını izlemesi ülkemizde yarışçılığın gelişmesine büyük katkılar sağladı. Ünlü İtalyan mimarı Viotti Violli tarafından yapılan modern "Ankara Hipodromu" da Atatürk'ün emir ve direktifleriyle inşa edilmişti.

    Türkiye'de atçılığı ve yarışçılığı teşvik amacıyla kurulan "Yarış Islah Encümeni" de Atatürk'ün büyük desteğini görmüştü. Bu encümenin ricası üzerine adına bir "Gazi Koşusu" nun yapılmasına severek izin verdi (1926). Böylece Türk yarışçılık dünyasının en önemli klasik koşusu halini almış bulunan "Gazi Koşusu" 1927 yılından bu yana Türk yarışçılığına renk katmaya başladı.

    İngiltere yarışçılık aleminde "Derby" ne ise bugün Türk Yarışçılığında da "Gazi Koşusu" odur. "Gazi Koşusu" bugün Türk yarışçılığının en büyük ve en önemli klasiğidir. 1927 yılından bu yana aralıksız gerçekleştirilmektedir. Yarış dünyamızın en büyük klasiği olan Gazi Koşusu'nun armağanı Atatürk'ün at üzerindeki gümüş heykelidir. Ünlü heykeltraş Şadi Çalık'ın eseri olan bu heykel 1970 yılından beri "Gazi Koşusu" galiplerine verilmektedir.

    Atatürk son olarak 18 Ekim 1936 günü Ankara'da at yarışlarını izledi. Beraberinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Abdülhak Renda Adliye Vekili Şükrü Saraçoğlu Maarif Vekili Saffet Arıkan Milli Müdafaa Vekili Kazım Özalp ve Prof. Afet İnanoğlu olduğu halde modern Ankara Hipodrumu'na gelen Büyük Atatürk şeref tribününden Sonbahar Yarışları'nın üçüncü hafta koşularını ilgiyle takip etmişti.

    Modern Ankara Hipodrumu'nu dolduran büyük halk kalabalığı gelişlerinde olduğu gibi gidişlerindede Ata'ya karşı içten kopup gelen büyük sevgi gösterilerinde bulunmuştu.

    1927 - 1938 yılları arasında bu kupayı kazananların listesi şöyle:
    1927 : Ali Muhiddin Hacıbekir'in "Neriman"ı jokeyi : İhsan Atçı
    1928 : Atıf Esenbel'in "Primerol"u jokeyi : Yula
    1929 : Celal Bayar'ın "Cap Griz Nez"i jokeyi : Clark
    1930 : İsmet İnönü'nün "Olga" sı jokeyi : N. Horwath
    1931 : Mr. Yantes'in "Young Turc"u jokeyi : Schenelly
    1932 : Akif Akson'un "Lale"si jokeyi: N. Horwath
    1933 : Karacabey Harasi'nin "Özdemir"i jokeyi : Yunus
    1934 : Salih Temel'in "Ece"si jokeyi : Paul
    1935 : Ahmet Atman'ın "Tomru"su jokeyi : N. Horwath
    1936 : Memduh Alan'ın "Slem"i jokeyi : Paul
    1937 : Salih Temel'in "Taşpınar"ı jokeyi : Davut Aktı
    1938 : Said Halimin "Romance" jokeyi : N. Horwath

    Futbol Maçları
    Türk Futbolunda Büyük Atatürk'ün adına düzenlenen 1 büst ve 2 kupaya rastlanır. Bunlardan ilki 1928 ikincisi 1955 üçüncüsü ise 1964 yıllarındadır. Çeşitli tarihlere rastlayan bu üç büyük ve anlamlı kupanın ortak bir yanı vardır. O da her üçününde Türk Futbolunun iki ezeli rakibi Fenerbahçe ile Galatasaray'ın var oluşlarıdır.

    Atatürk Büstü
    1928 yılında Büyük Atatürk tarafından 1925 yılında kurulmuş bulunan "Tayyare Cemiyeti" (bugünkü Türk Hava Kurumu) Atatürk'ün izniyle Fenerbahçe ile Galatasaray takımları arasında bir "Gazi Büstü" maçı tertiplemişti. Hasılatı "Tayyare Cemiyeti"ne ait olacak bu maçın galibine verilmek üzere ortaya bir de "Gazi Büstü" konulmuştu.
    10 Mayıs 1928 günü Taksim Stadında yapılan ve Beşiktaş'lı Şeref Bey'in yönettiği maçta taraflar zorlu bir mücadeleden sonra 3-3 berabere kaldılar. Daha sonra yapılan maçı Galatasaray takımı kazandı. Bugün Galatasaray'ın binbir şan ve şerefle dolu müzesinin en değerli zafer anıllarından biri olarak yer almaktadır.

    İstanbul Üniversitesi'nin Beyazıt'taki merkez binasının bahçesine dikilecek Atatürk Anıtı'na bir katkıda bulunmak üzere Milli Türk Talebe Birliği'nin de önayak oluşuyla İstanbul'un en güçlü beş takımı; Fenerbahçe Galatasaray Beşiktaş Adalet ve Vefa arasında bir turnuva düzenlenmişti. Hasılatı bu anıtın hazırlanmasına bırakılan bu turnuvanın armağanı olarak da anıtın dev bir maketi ortaya konulmuştu.

    1955 yılı Mayıs ayında yapılan "Atatürk Kupası" maçları olağanüstü bir ilgi uyandırdı. 78141518 ve 19 Mayıs günleri İnönü Stadın'nı tamamen dolduran büyük seyirci kalabalığı önünde yapılan maçlarda şu sonuçlar alındı:

    Adalet - Vefa 4-1
    Beşiktaş - Galatasaray 1-0
    Fenerbahçe - Vefa 3-2
    Adalet - Beşiktaş 2-0
    Fenerbahçe - Adalet 1-0
    Galatasaray - Vefa 2-2
    Galatasaray - Fenerbahçe 3-2
    Beşiktaş - Vefa 5-2
    Adalet - Galatasaray 3-1
    Fenerbahçe - Beşiktaş 4-4

    Bu maçlar sonunda Adalet takımı birinci Fenerbahçe ikinci oldular Adalet takımı tarihe karışmış bulunmaktadır. Bu anlamlı anıt maketi ise Adalet Fabrikasının şeref köşesinde yer almaktadır.

    Atatürk Kupası
    Futbolda Büyük Atatürk'ün adına üçüncü kupa 1964 yılında düzenlendi. Cumhuriyet Halk Partisi tarafından Türkiye Ligi şampiyonu ile Türkiye Kupası sahibinin oynayacakları maçın galibine verilmek üzere bir "Atatürk Kupası" ortaya konuldu. Bu anlamlı kupa beş yıl içinde en fazla kazanan takımın olacaktı.

    1963-1964 sezonunun Türkiye Ligi şampiyonu Fenerbahçe ile Türkiye kupası galibi Galatasaray 2 Temmuz 1964 gecesi İstanbul İnönü Stadı'nda karşı karşıya geldiler.
    29.933 seyircinin izlediği bu önemli ve anlamlı maçı Romen hakem Mihailescu yönetti . Galatasaray ilk yarıyı Metin Oktay'ın attığı golle 1-0 önde kapadı. ikinci yarıda çok güzel ve üstün bir oyun çıkaran Fenerbahçe ikisi Ogün'ün ve biri Şeref 'in golleriyle ezeli rakibini 3-1 yenerek "Atatürk Kupası" nı kazandı.

    Maçın en ilginç yanlarından biri Fenerbahçe'ye "Atatürk Kupası"nı kazandıran gollerden ikisini Atatürk'ün hayata gözlerini yumduğu 10 Kasım 1938 günü dünyaya gelen Ogün Altıparmak'ın atmış olmasıydı. Fenerbahçe ve Türk Milli Futbol Takımının bu gözde oyuncusunu Büyük Atatürk'ün öldüğü gün doğduğu için babası o günün anısına hürmeten Ogün adını vermişti.

    Fenerbahçeli Ogün Altıparmak maçtan sonra gazetecilere: " - Hayatımı yaşadım bu gece!" demekle duyduğu tarifsiz mutlulğu dile getirmişti.

    Ulu Gazi Güreşleri
    Öte yandan 19 Eylül 1933 Çarşamba akşamı İstanbul'da Maksim Salonu'nda İtalyanlarla yapılan güreş müsabakası Büyük Gazi'nin huzurunda gerçekleşti. Güreşçiler Atatürk'ün önünde mücadele etmeyi büyük bir mutluluk olarak kabul etmiş ve en tarihi günlerini yaşamışlardır. Şimdiye kadar hiçbir spor şubesinin ulaşamadığı bu büyük zafere güreşçiler erişmiştir. Müsabaka sonunda Türk güreşçiler Atatürk'ün yanına giderek şöyle konuştular: "Sporumuzun erdiği şerefli günü hersene kutlamak amacıyla 19 Eylül günleri bütün güreş bölgelerinde ULU GAZİ GÜREŞLERİ adı altında müsabakalar yapmak istiyoruz. Bu bayramm büyük kongremizce kabul ve tasdik edilmesini teklif ve rica ediyoruz"
    Güreş Federasyonu'nun bu teklifi Türkiye İdman Cemiyetleri İttifakı'nın VII. Genel Kongresi tarafından kabul ve tasdik edilmiş olmasına rağmen "Ulu Gazi Güreşleri" gerçekleşememiştir.

    Spor Ve
    kadın
    Atatürk'ün Türk sporuna kazandırdığı en önemli unsurlardan biri de bayan sporculardır. Türk kadını Atatürk'ün devrimleri ve kesin direktifleriyle Türk sporunun içineki yerini aldı. Sporcuların kızları kız kardeşleri ve hatta eşleriyle başlayan bu girişimler kısa zamanda geniş kitlelere yayıldı. Bunda da Atatürk'ün emir ve direktiflerinin büyük katkısı olmuştur.

    Atletizm ve tenisle spor alanlarında görülmeye başlayan Türk kızları daha sonra kürek eskrim ve yüzme dallarında da kendilerini göstermeye başladılar.

    Türk kadını 1926 yılında Ömer Rasim Koşalay'ın girişimleri ve çalışmalarıyla ilk kez atletizm pistlerinde göründü ki Dünya kadınlarının Olimpiyat Oyunlarında ilk kez 1928 yılında piste çıkmaları göz önüne alınacak olursa bu Türk sporu nam ve hesabına sevindirici bir olaydır

    Atatürk'ün Emriyle Kurulan Spor Kulübü
    Türk spor tarihinde Atatürk'ün emriyle “Muhafızgücü” adında bir de spor kulübü kurulmuştur. 18 Temmuz 1920 günü Atatürk'ün emriyle kurulan Muhafız Takımı ve bu birliğin başına getirilen Mülazım İsmail Hakkı Bey'in spora olan büyük merakı Atatürk'ün de bu konudaki olumlu görüşleriyle birleşince Muhafız Alayı adını alan birlik 1 Haziran 1923 günü Muhafız gücü adını almıştır. Muhafız gücü Atatürk zamanında spor alanlarındaki büyük başarılarıyla dikkati çekmeye başlamış futbol atletizm binicilik bisiklet polo gibi spor dallarında büyük başarılar göstermiş pek çok şampiyonluklar kazanmıştır. Ayrıca bünyesinde birçok ünlü asker sporcu da yetiştirmiştir. Milli takımlarımıza kadar yükselen bu sporcular arasında askerlik alanında da en yüksek rütbelere erişmiş bulunanlar mevcuttur. Atatürk döneminde Muhafız gücü takımlarının genç sporcuları arasında bugünün nice emekli generalleri mevcuttur.


    Yorum ( yok ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

  • 12/12/2007 - SPORSAL ARAŞTIRMALAR VE SOĞUK UYGULAMALARI
  • Yapacağınız En Uygun Sporsal Alıştırmalar

    Sağlığınız korumak ve hastaysanız sağılınıza kavuşmak için spor yapabilirsiniz. Hergün yapacağınız ölçülü alıştırmalar size bu konuda yardımcı olacaktır.

    1. Zindeliğe ve dinçliğe kavuşmanız için günlük en az 20-30 dakikalık alıştırmalar yeterli olacaktır. Alıştırmaları düzenli yapmanız ve günlük bir alışkanlık haline getirmeniz sizi ileride gelişebilecek birçok hastalıktan koruyacaktır (kalp hastalığı, şeker hastalığı, kalın barsak kanseri, yüksek tansiyon vb.). Olanağınız varsa hafif koşularda bulunun, bisiklete binin ya da yüzün. Bunları yapamayacak olursanız ev işleri, bahçe işleri, araba yıkama gibi bedensel etkinlik türlerini de alıştırmadan sayabilirisiniz. Daha önce spor yapmadıysanız kendiniz başlangıçta çok zorlamayın ve alıştırmalarınıza kısa süreler ayırın. Alıştıkça alıştırmaların sürelerini uzatın ve temposunu (şiddetini artırın).

    2. Zayıflamak amacıyla yapacağınız alıştırmalarda koşu, bisiklet ve yüzme gibi aerobik metabolizmanın devreye girdiği alıştırmalara yer vermelisiniz. Bedende yağların yakıt olarak kullanılabilmeleri için en az 20 dakika süreyle spor yapmış olmak gerekir. Yeni spora başlayanlar kendilerine zaman tanımalıdırlar. Aniden ve yüksek şiddette yapılan yüklenmeler kişinin yaralanmasına neden olabilir. Bu nedenle hafif yüklenmelerle, yani günde 5-10 dakika süren alıştırmalarla başlanılmalı ve alışıldıkça 1 saat kadar süren sporsal etkinliklerde bulunulmalıdır. Yapacağınız sporsal yüklenmenin şiddettini (tempo) ise basitçe "konuşma testi" ile belirleyebilirsiniz. Alıştırmanız yaparken (yüzme hariç) rahatlıkla konuşabiliyorsanız alıştırma temponuz uygundur; konuşmakta güçlük çekiyorsanız temponuzu azaltmanız gerekir. Özellikle aşırı kilosu bulunan kişilerde acele edilmemelidir, çünkü kişinin yaptığı alıştırmaların şiddetti arttıkça yorgunluğu ve ağrıları da artacaktır ve kişi amacına ulaşmadan sporu bırakacaktır. Zayıflamak için spor programını iyi bir beslenme programı tamamlayacaktır. Bu nedenle bir diyetisyenin görüşü de alınmalı ve diyet uygulanmalıdır. yapılan alıştırmalar sırasında olağandışı durumlar gelişecek olursa (baş dönmesi, bayılma, göğüs ağrısı gibi) hekiminize başvurmanız gerekir.

    3. Kas eklem ağrılarınızı gidermek, tanisyonuzu azaltmak, bel ağrılarınızdan kurtulmak, kan şekerini düşürmek (şeker hastalarında), kan kolesterolünü azaltmak, düzenli uykuya kavuşmak için hekiminizden size uygun sporsal alıştırmalar önermesini isteyiniz. Bu sayede keninizi daha iyi ve daha dinç hissedeceksiniz.


    Yapacağınız En Uygun Sporsal Alıştırmalar

    Sağlığınız korumak ve hastaysanız sağılınıza kavuşmak için spor yapabilirsiniz. Hergün yapacağınız ölçülü alıştırmalar size bu konuda yardımcı olacaktır.

    1. Zindeliğe ve dinçliğe kavuşmanız için günlük en az 20-30 dakikalık alıştırmalar yeterli olacaktır. Alıştırmaları düzenli yapmanız ve günlük bir alışkanlık haline getirmeniz sizi ileride gelişebilecek birçok hastalıktan koruyacaktır (kalp hastalığı, şeker hastalığı, kalın barsak kanseri, yüksek tansiyon vb.). Olanağınız varsa hafif koşularda bulunun, bisiklete binin ya da yüzün. Bunları yapamayacak olursanız ev işleri, bahçe işleri, araba yıkama gibi bedensel etkinlik türlerini de alıştırmadan sayabilirisiniz. Daha önce spor yapmadıysanız kendiniz başlangıçta çok zorlamayın ve alıştırmalarınıza kısa süreler ayırın. Alıştıkça alıştırmaların sürelerini uzatın ve temposunu (şiddetini artırın).

    2. Zayıflamak amacıyla yapacağınız alıştırmalarda koşu, bisiklet ve yüzme gibi aerobik metabolizmanın devreye girdiği alıştırmalara yer vermelisiniz. Bedende yağların yakıt olarak kullanılabilmeleri için en az 20 dakika süreyle spor yapmış olmak gerekir. Yeni spora başlayanlar kendilerine zaman tanımalıdırlar. Aniden ve yüksek şiddette yapılan yüklenmeler kişinin yaralanmasına neden olabilir. Bu nedenle hafif yüklenmelerle, yani günde 5-10 dakika süren alıştırmalarla başlanılmalı ve alışıldıkça 1 saat kadar süren sporsal etkinliklerde bulunulmalıdır. Yapacağınız sporsal yüklenmenin şiddettini (tempo) ise basitçe "konuşma testi" ile belirleyebilirsiniz. Alıştırmanız yaparken (yüzme hariç) rahatlıkla konuşabiliyorsanız alıştırma temponuz uygundur; konuşmakta güçlük çekiyorsanız temponuzu azaltmanız gerekir. Özellikle aşırı kilosu bulunan kişilerde acele edilmemelidir, çünkü kişinin yaptığı alıştırmaların şiddetti arttıkça yorgunluğu ve ağrıları da artacaktır ve kişi amacına ulaşmadan sporu bırakacaktır. Zayıflamak için spor programını iyi bir beslenme programı tamamlayacaktır. Bu nedenle bir diyetisyenin görüşü de alınmalı ve diyet uygulanmalıdır. yapılan alıştırmalar sırasında olağandışı durumlar gelişecek olursa (baş dönmesi, bayılma, göğüs ağrısı gibi) hekiminize başvurmanız gerekir.

    3. Kas eklem ağrılarınızı gidermek, tanisyonuzu azaltmak, bel ağrılarınızdan kurtulmak, kan şekerini düşürmek (şeker hastalarında), kan kolesterolünü azaltmak, düzenli uykuya kavuşmak için hekiminizden size uygun sporsal alıştırmalar önermesini isteyiniz. Bu sayede keninizi daha iyi ve daha dinç hissedeceksiniz.


    Yaralanmalarda Soğuk Uygulama

    Yaralanmaya bağlı, yaralanmış bölgede şişme ortaya çıkar. Ortaya çıkan bu şişliğin iyileşmeyi olumsuz etkilemesi nedeniyle, yaralanmanın erken evrelerinde hızla giderilmelidir. Yaralanmayla beraber var olan ağrının da başarıyla yok edilebilmesi için soğuk uygulaması oldukça başarılı bir yöntemdir.

    Soğuk uygulamasında en çok buz kullanılır. Yaralı bölgeye belirli bir süre uygulamada bulunmanız Sizi yakınmalarınızdan kurtaracaktır. Ancak buzu belirli bir süre uygulayabilirsiniz. Önce derinizde bir soğukluk hissedersiniz, sonra ağrınız azalır. Soğuma ilerledikçe yanma başlar ve sonunda o bölge uyuşur. Uyuşmayı hissettiğiniz anda soğuk uygulamasını kesmeniz gerekir. Uyuşma hissini, ağrınızın kesildiği andaki "uyuşma" hissiyle karıştırmayınız. Ancak çok uzun süre buz uygulamayınız. Çünkü uzun süreli uygulamalarınız donmalara ve sinir yaralanmalarına neden olabilir.

    Soğuk uygulamasının süreleri uygulanan bölgelere göre değişir. Kemikli bölgelerde aşağıda yapılan uygulama önerilerinin kısa olanını, yağ tabakasının kalın olduğu bölgelerde soğuğu uzun uygulayabilirsiniz.

    Soğuk uygulamalarında her zaman buz ya da soğutucu ile deri arasında ince bir bez kullanınız. Bu derinizin zarar görmenizi engelleyecektir.

    Soğuk uygularken buzun kullanılması oldukça kullanışlıdır, ancak başka soğuk yayan araçlar da vardır. Aşağıda bu buz ve diğer araçlar kendi aralarında karşılaştırılmıştır:

    BUZ TORBASI
    OLUMLULUK: Kullanılan en eski yöntemdir. Bir poşete buz doldurun ve bir ince bez üzerinden deriye uygulayın. Buz torbasının derin dokuları soğutma etkisi iyidir ve uzun etkilidir. Buz masajı gibi soğutucu yöntemlerden daha etkindir.
    OLUMSUZLUĞU: Buz torbasını bedenin belirli biçimini almasında yetersiz kalmaktadır. Poşeti tamamen buz ile doldurmazsanız ya da daha küçük parçalı buz kullanırsanız, daha kolay bedene uyar. Buza alternatif dondurulmuş bezelye, mısır ya da nohuttur. Böylece torbanın kolunuza ya da bacağınıza kolay yerleşir. Torba ile deri arasına ince bir havlu ya da bez koymayı unutmayınız.
    UYGULAMA SÜRESİ: 10-30 dakika.

    JELLİ PAKETLER
    OLUMLULUK:İçinde defalarca dondurulup, çözülebilen jel bulunur. Jelli paketleri kullanıma hazır olmak üzere buzluğunuzda saklayınız. Paketler donmalarına rağmen esnekliklerini korumaktadırlar ve böylece bedeninize kolay uyum sağlar.
    OLUMSUZLUĞU: Jellerin soğutma özellikleri daha fazladır. Bu nedenle kullanımlarında özel dikkat gerektirirler. Bu nedenle asla doğrudan deriye uygulamayınız ve bir havluya sarınız.
    UYGULAMA SÜRESİ:10 dakikadan uzun süre uygulamayınız.

    KİMYASAL BUZ TORBALARI
    OLUMLULUK: herhangi bir buzluğa konulmadan, torbaya yapılan sıkıştırılma hareketi ile soğukluk yaratır. Özellikle saha koşullarında ve doğa koşullarında kullanışlıdırlar.
    OLUMSUZLUĞU: Fazla soğutmazlar, ama yine de iyi bir ilk yardım aracıdır.
    UYGULAMA SÜRESİ: Çok fazla soğutmadığı için 30 dakika süreyle doku üzerinde tutulabilirler. Torba doğrudan deri üzerine uygulanabilir.

    İMERSİYON
    OLUMLULUK: Yaralı ayak, dirsek ya da elin buz parçalarıyla dolu kovaya konmasıdır. Bu yöntemle yaralı bölge tamamen buz ile temas eder.
    OLUMSUZLUĞU: Başka beden bölgelerine kolayca uygulanamıyor.
    UYGULAMA SÜRESİ:10-20 dakika.

    BUZ MASAJI
    OLUMLULUK: Dairesel hareketlerle buzun deri üzerine sürtülmesidir. Kolayca yapılır ve yaralı bölge doğrudan hedef alınır.
    OLUMSUZLUĞU: Uygulanan soğuk, diğer yöntemlere göre daha kısa ve daha az derinlere nüfus eder.
    UYGULAMA SÜRESİ: Ayak bileği gibi kemikli bölgelere uygulandığı durumlarda 7-10 dakika, deri altı yağ dokusunun kalın olduğu bölgelere uygulandığında iki misli süreye gereksinim vardır.

    Yaralanmaların erken evrelerinde buzun yararı büyüktür. Ek yöntemlerin de uygulanmasıyla doku yangısı daha hızlı gerileyecektir (dinlendirme, sıkıştırma). Buzu ya da soğuğu belirli aralıklarla uygulayınız. Uygulamalar sırasında bedeninizin sesini dinleyin. Derinizin zedelenmesine izin vermeyin.

    Erken evrede doku şişmesine neden olabileceği için, yaralanmalardan ancak 48-72 saat sonra ısı uygulamasına geçiniz.

    Buzu herkes uygulayamaz. Özellikle yüzeyel damar hastalığı olanlar (Reynaud Fenomeni) ya da diabeti olan bireylerde dikkatli olmak gerekebilir.

    Yorum ( yok ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

    Hakkımda

    KICK BOXING UZAKDOGU SPORLARI SAVUNMA SPORLARI ÜCRETSIZ UZAKDOĞU SPORLARI DANIŞMANLIĞI BLOK SİTE SAHİBİ VE HER TÜRLÜ BILGILENDİRME İÇIN MURAT BOZKURT' DUR TEL::0224 224 65 85 GSM : 0537 453 73 19 GSM : 0506 533 0 532

    Bağlantılar

  • Ana Sayfa
  • Profilim
  • Blog Arşivi
  • Arkadaşlarım
  • e-posta
  • RSS

    Arkadaşlarım

  • Sayfa: 1 - Toplam: 4
    | Sonraki Sayfa